İki deli,
yolda giderken bir direksiyon bulunca çok sevindiler. O sevinçle "saatte
160'la" uzunca bir süre yol aldıktan sonra benzincinin önünde durdular.
"Arabayı süren":
- Onbin liralık, dedi, süper olsun.
Benzinci ikisini de tepeden tırnağa süzdükten sonra:
- Gidin işinize be! diye bağırdı, sizin civatalarınız gevşek!
İkincisi, "araba kullanana" döndü:
- Gördün mü! Araba masraf kapısı açtı bile!
Eski Gazeteler
Başhekim, akıl hastanesinin bahçesinde dolaşıyordu, bir ara
baktı, bir kalabalık gözüne çarpmıştı.Hemen oraya seğirtti.Deliler bir halka
oluşturmuş, ortada dönüp konuşan birini dinliyorlardı :
-Papendreu seçimleri kaybetti.Hastaneye kaldırıldı...Bulgar zulmü devam
ediyor.Zorla yollanan soydaşlarımızın sayısı seksen bine ulaştı...Federasyon
kupasını Beşiktaş kazandı...
Başhekim bu işten hoşlanmış :
-Ne yapıyorlar bunlar böyle? diye sormuş.
-Efendim, demişler.Ortadaki deli kendinin gazete olduğunu sanıyor, haberleri
bildiriyor.
Başhekim daha da hoşlanmış.Dolaşmasını sürdürmüş.Az ileride birde ne görsün!
Sekiz, on deli iplerle sımsıkı birbirlerine bağlanıp bir köşeye atılmamış mı!
-Onlar mı, okunup da iadeye gidecek eski gazeteler efendim
Önce Kaçanları
Akıl hastanesinden iki deliyi salıvereceklermiş. Doktorlar
kendi aralarında,
- "Şunlara son bir test yapalım da görelim akılları başlarına gelmiş mi."
demişler...
Bunun üzerine iki deliyi bir masa başına çağırmışlar. Masanın üzerine bir
kavanoz dolusu siyah zeytin, bir kavanoz dolusu da canlı hamamböceği dökmüşler
ve,
- "Buyrun beyler, yiyiniz." demişler...
Delilerden bir tanesi hemen zeytinlere saldırmış, ötekisi araya girmiş,
- "Önce kaçanları yiyelim, öbürleri nasıl olsa duruyor!"
Karşı Duvarın Çivisi
Delinin biri, çiviyi tersine çevirerek sivri tarafına vura
vura duvara çakmaya başlamış.
Onun bu halini gören başka bir deli işe karışmış :
-Baksana, yahu! Sen yanlış bir iş görüyorsun.Bu çivi karşıki duvarın çivisi
olacak galiba,demiş.
Paydosss
Delileri uçağa bindirmişler, bir şehirden
ötekine naklediliyorlardı.Ama o kadar çok gürültü yapıyorlardı ki, sonunda
pilot dayanamadı, uçağı ikinci pilota teslim ederek içeride ne olup bittiğini
görmek istedi.
Deliler uçakta hep bir ağızdan bağırıp çağırıyorlardı.Baktı, en başta, bir
deli, ötekilere uymamış, akıllı, uslu oturuyordu.
-Sen neden bağırmıyorsun? diye soracak oldu.
Adam :
-Ben bunların öğretmeniyim, diye cevap verdi.Onlarda benim öğrencilerim.Şimdi
teneffüsteler de onun için ses çıkartmıyorum.
Pilot, çaresiz yerine döndü. Bir süre geçti.Bir an geldi ki sesler büsbütün
kesiliverdi.
Pilot:
-Aman çok güzel! diye sevindi.Herhalde kendinin öğretmen olduğunu sanan deli,
ötekileri derse almış olsa gerek, diye düşündü.
Ama dakikalar geçiyor, arkadan hiç bir ses seda çıkmıyordu.Pilot biraz daha
bekledikten sonra merak etti.Gidip bakmak istedi.
Bir de ne görsün! Uçağın kapısı açık ve içeride öğretmenden başka kimsecikler
yok değil mi!
Dehşetle sordu :
-Öğrencilerin nerede?, diye...
-Dersler bitti.Hepsini evlerine gönderdim!
Dikenli Tel
İki deli tımarhaneden kaçmaya karar vermişler. Biri ötekine: "Git bak bakalım dikenli teller yüksek mi alçak mı, eğer yüksekse altından kaçarız, alçaksa üstünden atlarız." Diğeri gitmiş, bir süre sonra geri gelmiş ve şöyle demiş: "Ne yazık ki kaçamayacağız arkadaşım çünkü hiç dikenli tel yok!"
Alık Tutuyorum
Deli duvara oturmuş.Elindeki oltanın ucu
sokağa sarkmış....
Yoldan geçen soruyor;
- Orada balık mı tutuyorsun sen?
- Hayır alık tutuyorum.
- Tutabildin mi bari ?
- çook ... Seninle 23 oldu !